Riskli Yapılar için Getirilen Güçlendirme İmkanı


Riskli Yapılar için Getirilen Güçlendirme İmkanı

Riskli Yapılar için Getirilen Güçlendirme İmkanı 

Genel Olarak 25.07.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Uygulama Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik’in 4. maddesi ile Uygulama Yönetmeliği’nin 8. maddesi değiştirilmiş ve yapı maliklerine yıkımın yanında binanın güçlendirilmesi imkanı tanınmıştır.

Buna göre 8. maddenin 2. fıkrası uyarınca yapının yıkılması için verilen süreler içerisinde maliklerce güçlendirme kararı alınabilir. Bunun için, öncelikle, güçlendirmenin teknik olarak mümkün olduğunun tespit ettirilmesi gerekmektedir.

Devamında güçlendirme kararı alınmalı, güçlendirme projesi hazırlatılmalı ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsat alınmalıdır. Güçlendirme Kararının Şekli Güçlendirme kararının hangi şekilde alınacağı konusunda Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasına gönderme yapılmıştır. Bu fıkraya göre, ana gayrimenkulün ortak yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler ancak kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası ile yaptırılabilir; yani yapının güçlendirilmesi için de kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası gerekecektir. Fıkranın devamında; ortak yer ve tesislerdeki bir bozukluğun ana yapıya veya bağımsız bir bölüme veya bölümlere zarar verdiğinin ve acilen onarılması gerektiğinin veya ana yapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması halinde, bu onarım ve güçlendirmenin projesine ve tekniğine uygun biçimde yapılması konusunda kat maliklerinin rızasının aranmayacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, riskli yapı ilan edilmiş bir yapının onarımının acil olduğundan hareketle, yapının onarılarak riskli halden kurtarılması mümkünse bu yola öncelik tanınmak istendiğinden söz edilebilir. Ancak bunun için yapı maliklerinden birinin yapının güçlendirilmesinin teknik olarak mümkün olduğunu kanıtlaması gerekecektir.

Hiçbir yapı maliki güçlendirmenin teknik olarak mümkün olduğunu tespit ettirmezse, yapı yine ilgili süreler içinde yıkılacaktır. Dolayısıyla, yıkım hala esas çözüm olarak kalmıştır; ancak en azından yıkıma karşı çıkan maliklerin güçlendirme yoluna başvurması ve bu yönde karar alınmasını sağlamaları mümkün hale getirilmiştir. Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle getirilen bu yeni yol, kat maliklerinin mülkiyet haklarının korunması yönünden daha tatmin edicidir. Böylelikle hem yıkılması zorunlu olmayan bir binanın yıkım masrafları ve yeniden inşası masrafları üstlenilmeyecek, hem de yıkım gibi oldukça önemli bir karara karşı kat maliklerine başka bir seçenek sunulmuş olacaktır. Sonuç Görüldüğü üzere, Uygulama Yönetmeliği’nin ilk hali kat malikleri açısından oldukça sıkı bir düzenleme getirmiş ve riskli yapı tespit raporunun kesinleşmesinden yıkım dışında başka bir yol tanınmamıştır. Özellikle daha sonra arsanın geleceği hakkında alınacak kararın üçte iki çoğunluk ile alındığı da düşünülürse bu kararların çeşitli uyuşmazlıklara yol açması kaçınılmaz olmaktadır. Getirilen yeni düzenleme ise korunabilir durumda bir binanın yıkılarak çeşitli uyuşmazlıklara sebep olmasının bir miktar önüne geçecektir. Çünkü yıkıma karşı olan kat malikleri artık yapının güçlendirilmesinin mümkün olduğunu tespit edip bir proje sunarak kat maliklerinin güçlendirme yolunda bir karar almasını sağlayabilecektir. Bu gelişmenin gelecekte açılacak birçok davanın önüne geçilmesi açısından olumlu bir etki yaratması oldukça muhtemeldir; ancak elbette içtihadın gelişimi bu konuda belirleyici rol oynayacaktır.



İletişim için www.yapiguc.com.tr    veya  05322510043  05323746945     05321370513